Atatürk, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldiğinde önce Ziraat Mektebi'nde,
sonra da tren istasyonundaki Direksiyon denilen binada oturdu. Ankara Belediyesi
1921 yılında Çankaya' daki eski bir bağevini, "Kasapoğlu Köşkti"nü
satın alarak Atatürk'e armağan etti. Atatürk'ün Çankaya' ya yerleşmesiyle birlikte,
Çankaya yakın dönem Türk tarihinde önemli olayların cereyan ettiği, önemli kararların
verildiği bir mekan haline geldi.
Atatürk, bugün müze olan köşkte Kurtuluş Savaşı'nın sıkıntılı
günleriyle Cumhuriyet döneminin mutlu günlerini yaşadı. Annesi Zübeyde Hanım
ve eşi Latife Hanım da bir süre burada oturdular. Kasapoğlu Köşkü, 1924 yılında
Mimar Vedat ve Mimar Arif Hikmet Beylerin yaptığı ilavelerle bugünkü durumuna
getirildi. 1926 yılında köşke kalorifer tesisatı yapıldı.
"Pembe Köşk" olarak bilinen ikinci Cumhurbaşkanlığı
Köşkü'nün planı Avusturyalı mimar Prof. Clemens Holzmeister'e aittir. Yapımına
1931 yılında başlanan köşk 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlandı. Üç cephesi
Ankara taşıyla örülüdür. Hakim renkler Atatürk' ün sevdiği pembe ile yeşilin
çeşitli tonlarıdır. Köşk'ün odalarının tavanları Türk usulü süslemelerle donatılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Çankaya Köşkü bahçesinde Atatürk döneminden hatıra
üçüncü yapı, kızkardeşi Makbule Atadan için yaptırdığı "Camlı Köşk"tür.
Mimar Seyfi Arkan tarafından planı yapılan köşkün inşaatı Nisan 1936'da tamamlandı.
1951 yılından itibaren yabancı konuklar köşkü, 1954-1970 yılları arasında Başbakan
ve Senato Başkanı Konutu oldu. Halen "Devlet Konukevi" olarak kullanılmaktadır.